izmitten geride kalanlar…

http://www.dailymotion.com/video/x867my_ebnem-ferahhocakal_music

bir önceki yazımda aynen aşağıdaki alıntıdaki cümleleri yazmış ama sonrasında da kendimi kaptırıp peşreve başka başlamışım selamı başka vermişim. kaldığım yerden gemiyi tekrar rotasında koyalım…

bir öceki yazının alıntısı;

…ben de kocaelinden ayrılışım anısına bir yazı yazayım dedim kocaelinden aklımda kalanlar ve özleyeceklerim – özlemeyeceklerim şeklinde sıralamak istedim…

bir önceki yazıda neyin nesi diyenler buradan buyrun.

özleyeceklerim;

  • sapanca pazar tembellikleri : sapancayı bilmeyen yoktur sanırım ama göl kenarındaki özel yerleri bulmaksa bemim çok zamanımı aldı ve buralarda en güzel zamanlar kesinlikle göl kenarında kahvaltı ve sonrasındaki yatışları; özleyeceğim.
  • kousat : kendileriyle geç tanışsak bile birbirimizi sevdik .
  • radyo ki : kocaeli üniversitesi iletişimin radyosudur kendisi zaman zaman saçmalasalarda tam benim modumda çaldıkları parçalarla çok tutardım kendilerini. yazık ki sadece kocaelinde yayınları var.
  • yürüyüş yolu ve yürüyüşleri : izmit’in yegane yolu bence. resmi olarak ismi cumhuriyet caddesi, eskiden demiryolu geçtiğinden halk caddeyi demir yolu caddesi diye biliyor, biz yani üniversiteli arkadaşlar da sevgi yolu diyorduk. evim de bu cadde üstünde olduğundan ve ben de yürümeyi sevdiğimden bu yol üstünde çok yürüdüm. özellikle gecenin herhangi bir saati sakin sakin yürüyüş gibisi yok. cadde tam 1200 mt benim evimden yürüdüğüm son noktaya (yere çakılan levhalardan biliyorum).
  • kolpaçinolar : bunlar aslında bi o kadar sevmeme rağmen güldüğüm bi gurup izmitte de çokça var beni neşelendirirler. bol bol konuşturun ama çok ta samimi olursanız kesinlikle sorun oluştururlar o yüzden dengeyi iyi koyun.
  • dolby dizi-film keyfi : şöyle özetleyeyim bir yaz gecesi yine full ses bi film izliyorum. bi ara sessizlik oldu filmde o ara bi ses; “pşşşt film izeyen” diyor çıktım balkona adamın biri karşı apartmandan filmin sesine uyanmış. bendeki dolby sesi siz tasavvur edin. ama benim canım komşularımda çıt yoktu, severdik birbirimizi…
  • ev eğlenceleri : nam-ı diğer ev partisi derler ki bu ismi sevmem. şehr-i izmitte bar olayı zayıf olduğu için ev eğlencesi ortamı güzel ve samimi olur. sağolsunlar bolca çağırdılar envai çeşidine. son son doymuştum iyiden iyiye.
  • çalışma koşulları : istanbulda çalışmış biri olarak oradan sonra izmit ne bileyim tatil beldesi gibi geldi diyeyim anlayın…
  • trafik : işten eve gidişim 10 dakika ki istanbulda bu mesafeyi en az 1 satte gidebilirdim.
  • evim: ben  bu listeye evim diye yazacağımı hiç sanmazdım sonuçta bekar evi ve izmit merkezde oturan herkes gibi bizim binada yıllanmış eski bir bina idi ama evi boşaltınca gözlerim yaşaracaktı nerdeyse. ne anılarım geçmiş canım evimde neler yaşamışız off be…
  • aşkın iki kişilik bir yalnızlık oluşunu:aşk iki kişilik bir yalnızlıktır”  lafı benim başucu cümlelerimdendir; birçok bakış açısıyla. ilginçtir ama bu sözün kastını bu şehirde anladım ben…

özlemeyeceklerim ;

  • kolpaçinolar : bunlar beni güldürdüğü kadar kabak tadı vermeyi başaran ender yaratıklardır. o yüzden adamı böyle hem sevdirirler hem sevdirmezler kendilerini…
  • akşam saat 10 havası : şimdi bu şehirde akşam 10 olduğunda garip bi koku yayılır havaya özellikle yahya kaptanda oturanlar buram buram alır kokuyu. biri fosfor fabrikasından geliyor koku demişti ama bilmem…
  • tikky kafeleri : şimdi ben bunları anlamıyorum benim evimin hemen yanında konuşlandıkları için bol bol önlerinden geçerim, arkadaşlarım gelince de yakın diye orada buluşurum mecburen ama çakma dekorasyonlu kafelerde bu kadar fahiş fiyatlar ilginç…
  • barları – fuarı : yok bu şehirde istanbuldan gelen için bar kavramı yok, canlı müzik hak getire. fuar desen on yıl içinde camii li bi aile muessesi oldu barlar kapandı.
  • usta yokluğu : arkadaş bi şehirde usta bu kadar mı zor bulunur önüne gelen ustayım mı der. 9 yılın sonunda hakkıyla yapmayı öğrendiklerim: boyacılık, elektrikçilik,telefonculuk, hat çekme naapalım yapanını bulamayınca kendimiz öğrendik.
  • trafik yönleri : yok bu şehirde trafik yok ama misal benim evimin sokağına yön ihlali yapmadan gidebilmek için resmen 8 çizmeniz lazımdı. trafik yönleri bi ters…
  • dünyanın en küçük büyük şehri : şehr-i kocaeli öyle bir şehir ki dünyanın belki de en küçük büyük şehri denebilir. ben ilk üniversite için şehre geldiğimde benden eski arkadaşlarım bana demiryolu caddesini, fethiye caddesini ve sahil yolunu gösterdiler, şehir bitti dediler ben inanmak istemedim ama şehir kaba hatlarıyla bu 3 ana güzergah ve e-5 in etrafına yayılmış mahalleler şeklinde.

aslında liste çok uzayıp gider ama ben bir çırpıda aklıma gelenleri yazdım gelecekte aklıma gelirse ek yaparım…

şimdi yazının başında muhtemelen şebnem ferahın hoşçakal şarkısının neden koyduğumu merak ediyorsunuz ama bir de şu gözle dinleyin şarkıyı; ben izmitten gitme ihtimalim kesinleşince şarkıyı dinleyip çok gezdim o sevmediğim sokaklarında izmitin. sizde şöyle düşünün bu sefer; sarkıyı bir sevgiliye değil de, şehir şehir gezen ve şehirleri canlı olarak gören birinin söylediğini düşünün…


Yayımlandı

kategorisi

, ,

yazarı:

Yorumlar

Bir cevap yazın