kendini doğan hızlan’a vermek

ortaokuldan yıllarımdan beri düzenli olarak okurum. okuma faaliyetimin önemli bir kısmını da okuduğum haberler, köşe yazarı oluşturmakta. ama son yıllarda ve özellikle son aylarda türkiyenin hali o kadar içler acısı ve biri bitmeden diğeri başlayan cinsten ki. elden hiçbir şey de gelmiyor binlerce kilometre ötede dahası bizim ülke iyice fantazilerde, bu da aklıma istanbulun fethi getiriyor; fatih dayanmış istanbul (konstantinapolis) kapılarına ha bire dövüyor ama içerideki bizansılar birbirlerine öyle bir düşmüşler ki tabir caiz ise olayın farkında değillermiş, birbirleriyle kavgada gürültüde…

durum böyleyken dün birşey farkettim, artık bol bol doğan hızlan’ın köşe yazılarını okuyorum, yani kendisiyle bol bol edebiyat okur hale gelmişim. ilginç bir durum, demek ki aklım çıldırmamak için bir çözüm yolu bulmuş kendi kendine.

bir yandan da, sebahattin zaim üniversitesi rektör yardımcısı bülent arı’ya da bir ek yapmış olayım inan sadece sana değil bana da afakanlar basıyor haa sebeplerimiz çok farklı olsada…

doğan hızlan bonusu;

toni servillo

toni servillo

konu ile alaklı olmayabilir ama sadece ben mı italyan oyuncu toni servillo ile benzedikleri fikrindeyim

doğan hızlan da kimmiş diyen  buradan, köşe yazıları için şuradan buyurun.